16 Nisan 2014 Çarşamba

YEŞİL EŞİKLİ CİHAN DEDE



Yeşil Eşikli Cihan Dede / Metin Özdemir

   Balçıkhisar'ın Tekke mahallesinde köyün yükseklerine yerleşmiş, Alevi canların yaşadığı küçük bir yerleşim yerine mekan tutan Cihan Dede, yüzyıllardan beri burada yaşamış olan ve bugünse canların yüreklerinde yaşattıkları bir erendir. Balçıkhisar'da, Tekkelilerin sahiplendiği bir türbesi bulunmaktadır. Şuhut'un diğer Alevi köylerinden ve çevreden ziyaretçiler buraya gelerek Cihan Dede'ye yüz sürerler.

   Tekke Mahallesinde yaşayan erenlerin "Can Dede" diye gönül verdikleri, Cihan Dede'nin makamı "Yeşil Eşikli Cihan Dede" türbesi olarak anılmaktadır. Rumi 1398, Miladi 1982 yılında yapılan türbenin şekli ahşap yapılıdır. Türbenin içerisinde üç oda bulunmaktadır. Türbe kapısından girişte bir küçük salon, kapının sağ tarafında Cihan Dede'nin makamının bulunduğu bölüm yer alır. Diğer oda ise aşevi-mutfak ve misafirhane olarak kullanılmaktadır.

   Türbenin giriş kapısının üzerinde; "Ey Adem oğlu sabret. Sabrın nebiler ve velilerin sabrı gibi olsun" yazılıdır. Cihan Dede'nin makamının bulunduğu bölümde türbeye ait eski eserlerde yer almaktadır. Bu eski eserler günümüzde insanları manevi anlamda rahatlatmak içinde kullanılıyor.


Yeşil Eşikli Cihan Dede / Metin Özdemir

   Balçıkhisar'ın Tekke Mahallesi canları, Cihan Dede türbesi yanında "Balçıkhisar Cihan Dede Cemevi" inşaatını kendi imkanlarıyla tamamlayarak, kullanılır duruma getirmişlerdir. Cemevi ve aşevi olarak kullanılmaya başlanan bu bina, Tekkeli canların özverileri, maddi manevi imkanları ve içten çabalarıyla yapılmıştır.

   Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesine bağlı Balçıkhisar beldesinin Alevi mahallesi olan Tekke'de, bir Anadolu ereni olan Cihan Dede'nin eşiğinin dibinde, bu türbeye hizmet ederek, cemevinin yapımında emeği geçenlerin hizmetleri Hak katında ve Cihan Dede dergahında kabul olsun.

   Tekke Mahallelilerin bu çabalarının ve cesaretlerin Anadolu'nun değişik yörelerinde bulunan Alevi canlara da örnek olması temennisiyle, Başta mahalle halkı olmak üzere, tüm canların Balçıkhisar Cihan Dede Cemevi'ne katkı sunması ve ettikleri hizmetin bu ocağı her geçen gün daha fazla ileriye götürmesi amaçlanmalıdır.

   Bu dergahta hamları pişirecek, insanı kamil eğleyecek canlara,
Can Dede'nin aşkıyla...
   
   Aşk ile...


Yeşil Eşikli Cihan Dede / Metin Özdemir

Metin ÖZDEMİR


 





14 Nisan 2014 Pazartesi

KAYABELEN'DE HAMZA ŞEYH DEDE DERGAHI


Kayabelen'de Hamza Şeyh Dede Dergahı

   Afyonkarahisar'ın Alevi yoğunluğunun en fazla olduğu ilçesi Şuhut'tur. Şuhut'un en büyük Alevi yerleşimi ise Kayabelen'dir. Eski adı Bedeş olarak bilinen bu yerleşim yerimiz, köy iken belde statüsüne erişmiş bir Alevi köyüdür. Ne yazık ki şimdi yine köy konumundadır.

   Kayabelen; Alevi nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir köyümüzdür. Alevi gelenek ve göreneklerine bağlılığın olduğu bir talip köyü iken, aynı zamanda dede ocaklarının bulunduğu bir ocak köyüdür. Kayabelen'de Hamza Şeyh Dede ocağına bağlı bulunan Alevi inanç önderleri, dedelerimiz mevcuttur. Hamza Şeyh Dede türbesi köyün en büyük yatırı ve dergahıdır.

   Hamza Şeyh Dede dergahının etrafında bir çok yatır ve ziyaret yerleri vardır. Beklece ve Arap Dede bu erenlerden bazılarıdır.

   Hamza Şeyh Dede'nin türbesi Kayabelen'den, Balçıkhisar'a giden yol istikametindedir. Hamza Şeyh Dede türbesinin yanına daha sonradan köy mezarlığı ilave edilmiştir. Bu yapısıyla bir dergah konumunda olduğu görülmektedir. Köydeki bulunan ocakzadelerin kabirleri, ayrı bir yerde dergahın yakınındadır.

   Hamza Şeyh Dede türbesi eski görünümüyle ahşap bir yapı iken 1999 yılında beldenin ilk Belediye Başkanı Selahattin AYDOĞAN tarafından, annesi Satı AYDOĞAN'ın maddi katkılarıyla restore ettirilerek, tamamı mermerle kaplanmıştır. Türbenin duvarına bitişik olarak birde çeşme bulunmaktadır. Türbeye gelen ziyaretçilerin kurbanlarını keserek, lokmalarını yedirebilecekleri bir aşevi ve kurban kesim alanı yapılmıştır.

   Türbe içerisinde yedi makam bulunmaktadır. Büyük olan iki makamdan ilki Hamza Şeyh Dede'ye, diğeri ise eşi Şerife Ana'ya aittir. Karşılarında ise isimleri bilinmeyen beş çocuğun yatırları yer almaktadır.


Kayabelen'de Hamza Şeyh Dede Dergahı

   Hamza Şeyh Dede türbesinin "kapısının kilit tutmadığı" yöre halkı tarafından bilinen bir gerçektir. Bu yüzden türbeye kilit vurulmaz. Türbenin kapısı ziyarete gelen canlara her daim açıktır. Hamza Şeyh Dede türbesine halk arasında Alevi inancına dayalı olarak, adaklar adanır, dilekte bulunulur ve kurbanlar kesilir. Türbe toprağının (cevherin) şifalı olduğuna inanılır. Hamza Şeyh Dede türbesinde ayrıca diğer ziyaret yerlerinde pek fazla rastlanmayan ve dikkati çeken bir sancak (bayrak) vardır. Hamza Dede'nin olduğu söylenen bu sancak, Hamza Şeyh Dede'nin bir "sancaktar" olduğunu düşündürmektedir. Anadolu'da Alevi inancının yayılmasında etkisi bulunan, Şeyh Hamza Dede'nin bir "tahtakılıçlı" olduğunu gösteriyor. Hem bir inanç önderi, hemde askeri-siyasi bir önder olduğu düşüncesini yansıtmaktadır. Türbede bulunan sancak, yerinden hareket ettirilmez. Yerinden alınması gerekiyorsa, kurban kesilerek yerinin değiştirilmesi gerçekleştirilir. Bu sancağın nazarında, Hamza Şeyh Dede'ye büyük saygı gösterilir. Dualar ve niyazlar sancağın bulunduğu yerde edilir.

   Türbenin girişinde bulunan eski yazıtlar, buranın tarihi bir değerinin olduğunun göstergesidir. Bu yazıtlardan türbenin yapılış tarihinin Rumi 1279, Miladi 1863 yılı olduğu görülmektedir. Türbede ayrıca Hamza Şeyh Dede'yi simgeleyen, "erenler" sembollerinden geyik boynuzları yer almaktadır. Afyonkarahisar yöresinin bilinen Alevi önderlerinden olan Hamza Şeyh Dede, Geyikli Baba gibi erenlerle çağdaştır.

   Kayabelen'de uzun yıllar Hamza Şeyh Dede adına anma törenleri düzenlenerek ulusal ve uluslararası düzeyde, adının duyurulmasına gayret gösterilmiş, büyük anma törenleri ve festivallere ev sahipliği yapılmıştır. Hamza Şeyh Dede türbesinin yukarı kesimlerinde bulunan festival alanında, yine Hamza Şeyh Dede adına içerisinde büyük bir cemevinin bulunduğu bir kültür merkezi inşa edilmiştir.

   Alevi inancını temel taşlarından olan Anadolu erenlerinin yurt edindiği topraklarda, bugün Aleviliği sürdürmek ve yaşatmak, dedesiyle, talibiyle Kayabelen'lilere düşmektedir.

   Hak erenler canları, Hamza Şeyh Dede'nin sancağının dibinde niyaza durmaktan ayırmasın. Kin ve kibirden değil, birlik ve beraberlikten yana saf tutanlara aşk olsun...


Kayabelen'de Hamza Şeyh Dede Dergahı

Metin ÖZDEMİR