Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2017 Cumartesi

BİR NEFESCİK SÖYLEYEYİM


Bir Nefescik Söyleyeyim / Metin Özdemir

   İnsanların yaşamlarında etkili olan, zihinlerinde yer tutan değerleri vardır. Bu değerler içerisinde bir çok yaşanmışlığı barındırır. Bu yaşanmışlıklar, toplumların birikimlerinden süzülüp gelerek bazı ürünlerde varlık bulur.

   Gönülden dökülür gibi dilden dile, kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa... Söz olur, şiir olur, ezgi olur, müzik olur dillerde. Şiir ve müzik ayrılmaz birer bütün olur aşk gibi gönüllerde.

   Halkın derdi, tasası, mutluluğu, sevinci dizelerde can bulur. Aşıkların dilinde, ozanın telinde sonsuzluğa ulaşır.

   Alevi-Bektaşi edebiyatında da şiirlerin yeri ve önemi büyüktür. Hâkkın kelamı, zâkirlerin, aşıkların dilinde dize dize, beyit beyit sıralanır. Halka ışık saçar. Hâk kelamı olur cümle canların yüreğinde.

   Alevi-Bektaşi meclislerinde ulu ozanların eserleri çalınıp söylenir. Cemlerde, meydanlarda, erkânlarda, on iki hizmetin içinde her daim şiirde, müzikte yer alır. Cem meydanında gülbenkler okunur. Söylenen deyişler ve nefesler gülbenklere karışır. Turna avazı gibi çağrışır Ayn-i Cem bülbülleri...

   İkrar verilirken canlara öğüttür. Yol gösterir erenler, aşıkların diliyle. Dar erkânı olur, canların yürek acıları buyruklarla, dûvazlarla dillenir. Nefesler göz yaşlarına karışır. Ağıt olur gidenlerin ardından. Mersiye olur Kerbela'da şehit düşen Şah Hüseyin'in aşkına. Ali Ekber'in yasını tutar dertli teller. Zeynep Ana'nın feryadı olur Kerbela sahrasından yükselen. Zeynel Abidin'in kurtuluş söylenir dillerde. Nefes nefes, Hâk buyruklarında, On İki İmam dûvazlarında.

   "Güzel şahtan gelen dolu" olur her dem... Meydana ötmeye gelen can bülbülleri, semah dönerler. Çağırırlar üçler aşkına. Katar katar giden turnaları yolundan çevirir bu aşk. Kırklar meydanında semah tutar telli turnalar. Ya Hâk diye erenleri çağırırlar imdada.

   Alevilikte ulu ozanların şiirleri deyiş, nefes, buyruk gibi adlarla bilinir. On İki İmamların isimlerinin anıldığı şiirler ise Dûvaz, Dûvaz-ı İmam, Dûvazak gibi yöre yöre değişiklik gösterebilen benzer adlarla anılır.

   Alevi-Bektaşi-Kızılbaş öğretisinin neredeyse çoğunluğunu oluşturan kurallar ve ritüeller bu şiirlerde anlatılır. Şiir, müziğin tınısıyla hafızalara kazınır. Unutmaz bir kez dinleyen, yanık sesiyle nefes söyleyen aşığın dizelerini. Nereye gitse kulağındadır zâkirin sesi, sözü. "Aşığın sözü, Kurân'ın özü" der baba erenler.

   Alevi yoluna dair öğrendiğimiz ve duyduğumuz ilk kelamlar bu şiirlerden, nefeslerden kalmadır. Aşığın dilinden kulağımıza yer etmiştir. Yola ve inanca dair "az çok" bildiğimiz değerleri de bu deyişlere borçluyuz. " Muhammed Ali'yi candan sevenler" diyen aşığın sesiyle dâra durup öğreniriz yolu, erkânı. "Güzel şahtan gelen yolları" gözleriz. Hatayi'yi, Pir Sultan'ı, Kul Himmet'i ve daha nice ulu ozanı, yananı yakılanı kendi dilinden dinler, yüzlerce yıl öncesinden yükselen sese kulak veririz. Ortak oluruz acılarına, dirençlerine. Yol gösterirler bize, bugüne.

   Zulme başkaldırmayı deyişlerden biliriz. Ezene karşı durmayı, haksızlık karşısında eğilmemeyi nefeslerden işitiriz. Su serperiz Kerbela'da yanan yüreklere. Sevgi ekeriz yine de Yunus misali yüreklere.

   Ulu ozanların, Hâk aşıklarının eserleri yüzlerce yıldır yankılanır cemlerde. Yalnız deyiş söylemek değil, deyişlerin içindeki manayı anlatmaya, aktarmaya, gençlere ışık olmaya devam edenlerde yok değil günümüzde. "Deyişlerin Dili" olup, gönülleri coşturmaya, yola erkâna hizmet etmek için koşturmaya devam edenler var halâ.

   Yana yakıla deyişleri de yanık olan Alevi-Bektaşi-Kızılbaş toplumunun sesini duyurmaya devam edenler arasında Dertli Divani Baba ve Mektab-i İrfan canları var. Her yere ulaşmaya, "karınca misali, yolunda da mı ölemeyiz?" diyerek, menzile varmaya çalışıyorlar.  Deyişlerin, nefeslerin buyrukların bizlere aktarmaya çalıştığı, kamil insan olma yolunda söz söylüyorlar. Hâk nefesleri daim olsun. Bu yol hizmet eden canlarımız, artsın eksilmesin.

   Alevilerin yol göstericisi her zamanki gibi deyişlerimizdir. Alevi toplumunun başı ne zaman bir müşküle düşse başvuracağımız kaynak, o Hâk aşıklarının hazineleridir. Deyişler rehberimiz olsun. Aşk ile...


Metin ÖZDEMİR






20 Şubat 2013 Çarşamba

KALKSAM DERGAHINA VARSAM

Sarı Dede / Selçik Köyü

Kalksam dergahına varsam,
Turabına yüzüm sürsem,
Sarı Dedeme niyaz versem,
Dergahı güzeldir Sarı Dedemin.

Yunus ile sevgi dolar yürekler,
Koçgazi'yle yoldaş olur yiğitler,
Sarı Dedeme mihman olur peyikler,
Muhabbeti güzeldir Sarı Dedemin.

Yurdun dört yanına düşman dolmuştu,
Hak erenler dağı taşı sarmıştı,
Köyüne sokmamış sırra ermişti,
Kudreti güzeldir Sarı Dedemin.

Balıklı Pınarın kaynağı Sarı Dede'ye akar,
Gelincik Ana erenler Babadağlara bakar,
Eşiğine yüz sürenin gönlünü açar,
Hikmeti güzeldir Sarı Dedemin.

Horasan'dan kalkıp gelen erenler,
Bu yolu bu erkanı demi sürenler,
Hak Muhammed Ali'ye gönül verenler,
Erkanı güzeldir Sarı Dedemin.


Sarı Dede Çeşmesi
Sarı Dede Çeşmesi

Metin ÖZDEMİR






7 Mart 2012 Çarşamba

CAN OLDUNUZ ERENLER / ŞİİR

Can_oldunuz-erenler

Sarı Selçuk dergahından eğilip de girenler,
Kırk kazandan hak lokması yiyenler,
Canını malını dost yoluna serenler,
Hoşgeldiniz, can oldunuz erenler.

Muhabbetin kaynağından kananlar,
Bir hırkayla, bir lokmayla doyanlar,
Sarı Dede'yi, Selçik Köyünü sevenler,
Hoşgeldiniz, mihman oldunuz erenler.

Hak Muhammet Alinin yolunu sürenler,
Gerçekleri gönül gözüyle görenler,
Sarı Dede Sultan'a niyaz edenler,
Hoşgeldiniz, cem oldunuz erenler.

Sarı Dede'm niyazımız hep sana,
Gelenler içtiler pınarından kana kana,
Canlar bir oldular koştular sana,
Hoşgeldiniz, dost oldunuz erenler.



* 30 Temmuz 2011 sabahında kaleme alıp, yine aynı gün,
Selçik Köyü 5. Geleneksel Sarı Dede Anma Etkinliğinin açılışını yaptığım şiir...




Metin ÖZDEMİR