Basın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2019 Cumartesi

KAYABELENLİLER: İÇME SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ


KAYABELENLİLER: İÇME SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ / Metin Özdemir

KAYABELENLİLER: İÇME SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ


   Kayabelen Köyü Muhtarı Hamza Oğuz "Afyonkarahisar ili Şuhut ilçesinde pilot bölge uygulaması olarak yapılmak istenen köylere ait içme su kullanımı için paraların toplanması işi, tamiratların ve bakım onarım işlerinin Özel İdare Müdürlüğü tarafından yapılmak üzere Şuhut ilçesine bağlı bütün köylerin içme su gelirlerinin köy muhtarlıklarının elinden alınmak istendiğini ifade etti. Bu konuda Şuhut'un 36 köy muhtarıyla birlikte yaptığımız toplantıda hayır bizler sularımızı vermeyeceğiz diyerek tek yürek tek ses olarak karar aldık. Bu kararımız kesindir. Hem kendimizin hemde vatandaşlarımızın sonuna kadar gerek hukuki gerek kanuni yollardan hakkımızı arayacağız." şeklinde konuştu.

KAYABELENLİLER: İÇME SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ / Metin Özdemir KAYABELENLİLER: İÇME SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ / Metin Özdemir

   "Önümüzdeki günlerde köy muhtarları ve idare amirleriyle yapılacak olan toplantıda; Sayın Kaymakamımız, İl Genel Meclis Üyelerimiz ve Özel İdare Müdürlerimizle bu konuyu görüşüp bütün muhtarlar olarak tavrımızı ve kararımızı ortaya koyacağız. Muhtarlık olarak köylülerimizle birlikte bu mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Yapılacak olan toplantıdan sonra tekrar vatandaşlarımızı bilgilendireceğiz." diye konuşan Kayabelen Köyü Muhtarı Hamza Oğuz'a köylülerde de tam destek oldular.

KAYABELENLİLER: İÇME SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ / Metin Özdemir

   Kayabelen Folklor Araştırma Derneği Başkanı Özgür Oğuz ise konuyla ilgili; "İçme suyu konusunda topyekün karşı durulması önemli ve köy halkı olarak yan yana bu duruş sergilenmelidir. Sosyal medya hesaplarından sürekli bu konudaki gelişmeleri bildirmeniz önemlidir. Özel İdare Müdürlüğü eliyle yapılmak istenen bu soyguna tüm köyler olarak karşı durmak gerekmektedir. Kararlı tutumundan dolayı ve köy çeşmelerine su verme çalışmalarından dolayı muhtarımız Hamza Oğuz nezdinde tüm köy heyetini tebrik ederim." diye konuştu. Köy Muhtarımız Hamza Oğuz'un sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu köylümüzü bilgilendirme metni bizlere şunu göstermektedir ki mücadele etmezsek tüm değerlerimiz elden gidecektir. İçme suyu ile ilgili Muhtarımız ve Köy heyetimizin yanındayız. Üzerimize düşeni dernek olarak yapacağız. diye konuştu. İlerleyen günlerde konuyla ilgili geniş çaplı bir açıklama yapacaklarını bildiren Özgür Oğuz; birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

   Kayabelen Köyü Şuhut'un en büyük köylerinden birisi konumunda olup 1999 yılında belde statüsü kazanarak belediye teşkilatı kurulan Kayabelen'de 2013 yılında belediye kanununun yürürlüğe girmesiyle belediyeleri kapatılan köylüler, muhtarlığımızın da yetkilerinin ve işlerinin elinden alınmasını istemiyoruz diye konuştular. Köy içme suyunun köylülerin ve belediyenin imkanlarıyla yapıldığını ve yaylalarından köye kadar su hattı döşenerek kendi imkanlarıyla getirdiklerini, bundan sonrada tüm işlerinin muhtarlık eliyle yapılmasını istediklerini ifade ettiler.

Metin ÖZDEMİR

KAYABELENLİLER: İÇME SUYUMUZU VERMEYECEĞİZ / Metin Özdemir

Bir Yol Gazetesi / 12 Kasım 2019 / Metin Özdemir


28 Ekim 2016 Cuma

SUSTURAMAZLAR SESİMİZİ BİZ BİRLİK OLDUKÇA

Susturamazlar Sesimizi Biz Bir Oldukça / Metin Özdemir

   Bir gazetede veya dergide küçük bir köşede yer alan yazı yada haber, içeriği ne olursa olsun içinde "Alevilik" kelimesinin geçmesi, semah dönen bir canın küçük bir resminin yer alması nasılda heyecanlandırırdı bizleri. Yazılı veya görsel basında böyle bir içeriği görmekten mutluluk duyardık. Çünkü boyalı basında "bize" rastlamak çok mümkün değildir. Yayıncılarımızın kendi kısıtlı imkanlarıyla çıkarttıkları yayınlar dışında hiç bir yerde bize dair doğru şeyler bulmak mümkün değildir. Ne zaman herhangi bir gazetede, güzel bir yazı dizisi hazırlansa ya yarıda kesilir yada başlamadan sonlandırılır.

    Fakat internetin ve sosyal medyanın yoğun olarak kullanılmaya başlanmasıyla birlikte bilgi kaynaklarımız çoğaldı. Alevilik merkezli internet sayfaları, haber siteleri kuruldu ve bir çoğu yayınlarına aktif olarak devam etmekte.

   Ve gün geldi Aleviler kendi televizyon kanallarını kurdular. Yayın içeriklerini beğenelim beğenmeyelim birden çok televizyon kanalı Alevi sıfatıyla yayın yapmaya başladı. Malûm medyada görülmesi zor, ulaşılması güç konular gerçek anlamda bir boşluğu doldurmaya başladı. Sabahtan akşama dek deyişlerimizi, ozanlarımızı ekranlara taşıyor olması bile bizim için "bulunmaz bir nimetti".

   Gazetenin, derginin ulaşmadığı en ücrâ yerde bile parmakların ucundadır televizyon kanalları, basılı ürünlerine göre ulaşılması daha kolaydır. Köyde-kentte insanlar televizyonlarını, radyolarını açtıkları zaman elbette kendilerinden bir şeyler görmek istiyor. Haberleri, etkinlikleri kısacası yayıncıların ekrana sunduğu her şeyi çabucak ve en kolay yoldan takip edebiliyorlar.

   Şimdilerde ise bir çok televizyon ve radyo kanalı karartılarak, kapılarına mühür vuruldu. Basın özgürlüğü açısından son derece sıkıntılı bir durum olduğu gibi, insanların haber alma haklarının da bir ihlalidir aslında.

   Deyiş çalan, türküleri sevdiren bir radyonun kapatılması, "Alevilerin sesi" olan televizyon kanallarının karartılması kabul edilebilecek bir durum değildir. Kapatılan radyo ve televizyonların yeniden yayın hayatına dönmeleri için mücadele verilmektedir. Seslerinin kesilmesine karşı duran canlar bu medya organlarından desteğini esirgemiyorlar.

   Kurumlara ve şahıslara düşense birlik ve beraberlik içerisinde bu platformlara olan desteği sürdürmek, mücadeleyi canlı tutmaktır. "Benim gibi düşünmeyenin sesini keserim" diyenlerin karşısında güçlü durmak gerekir. Hayatın her alanında olduğu gibi basınımıza karşı yapılan durdurma politikalarına karşı birlik olmaktan başka çare yoktur. Geriye kalan medya organlarımızın, kapatılan kurumlarla dayanışmayı büyüterek birlikte hareket etmesi, hem canlara güç verir hemde Alevi toplumunun birliğine katkı sağlar.

   Sesimizi daha fazla duyurabileceğimiz, söz söyleyebileceğimiz alanların çoğalması umuduyla, platformlarımıza sahip çıkarak dahada çoğalalım. Bizim birlikten başka çaremiz yok. Beraberce, iyi ve güzel günler görmeye dahada yaklaşacağız.


Susturamazlar Sesimizi Biz Bir Oldukça / Metin Özdemir

Metin ÖZDEMİR