Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2019 Salı

MARAŞ'TA KATLEDİLEN CANLAR ANTALYA'DA ANILDI

MARAŞ'TA KATLEDİLEN CANLAR ANTALYA'DA ANILDI / Haber: Metin Özdemir

   19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında Maraş ‘ta yaşanan katliam sırasında yaşamını yitiren canlar 41. yıldönümünde Antalya’da anıldı. Konuksever Cemevi önünde toplanan Alevi kurum temsilcileri, üyeleri ve vatandaşların katılımıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

   Antalya Alevi Bileşenleri’nden Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi, Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi ve Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen canlar Maraş ‘ta yapılan katliamı 41. yıl dönümünde Antalya’dan lanetlediler.

MARAŞ'TA KATLEDİLEN CANLAR ANTALYA'DA ANILDI / Haber: Metin Özdemir

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ, ALEVİLERİ ULUSAL GÜVENLİK TEHDİDİ OLARAK GÖRÜYOR”

   Antalya Alevi Bileşenleri adına Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

   “Türkiye Cumhuriyeti, ulus devlet inşa sürecini Türklük ve Sünni Hanefi Müslüman din anlayışı çerçevesinde şekillendirirken Alevileri bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görmüş ve görmeye devam etmektedir. Bu anlayışla 19-26 Aralık 1978’de Maraş ‘ta belleğimize yerleştirdiği yakın tarihin en acımasız en vahşi katliamlarından birisini “Allah adına savaşa” diyerek organize etmiştir. Resmi verilere göre 150-200, resmi olmayan verilere göre ise 500 Alevinin öldürüldüğü olayda Alevilere ait yaklaşık 200 ev ve 100 işyeri yakılmış, yağmalanmış ve tahrip edilmiştir.

MARAŞ'TA KATLEDİLEN CANLAR ANTALYA'DA ANILDI / Haber: Metin Özdemir

“SİYASAL DEĞİL TOPLUMSAL BARIŞI SAVUNUYORUZ”

   Önemli bir diğer nokta ise Maraş’ta yaşayan çok sayıda Alevi, malını mülkünü acilen ve çok ucuza elden çıkararak kentten ayrılmak zorunda kalmıştır. 23 yıl süren yargılama sonucunda 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişide 1 ile 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmıştır. Katliamda önemli sorumlukları olan 68 kişiye yargılamak için ulaşmak bile mümkün olmamıştır. Ancak Sıkıyönetim Mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmadığı gibi sorumlular milletvekili olarak meclise girmişlerdir. Üstelik mağdurların üç avukatı Ceyhun Can 10 Eylül 1979’da, Halil Sıtkı Güllüoğlu ise 3 Şubat 1980’de ve Ahmet Albay 3 Mayıs 1980’de öldürülmüştür.

   Günümüz koşullarında bir ülkenin demokratik olup olmadığının en temel ölçütlerinden birisi geçmişi ile yüzleşip yüzleşmediğidir. Kerbela’dan Sivas’a kadar uzanan süreçte belleğimizi katliamlarla inşa etmeyi devlet politikası olarak kabullenen iktidarların bugüne kadar hiçbir şekilde geçmişle hesaplaşmaması gerçek katilleri bulamaması ve özensiz bir şekilde unutturmaya çalışması Alevi toplumunu derinden yaralamış, devlete güvensizliğini arttırmış ve tetikte beklemesine sebep olmuştur.

   Biz Alevilerin talep ettiği tek şey yaşadığımız tüm katliamların soruşturulması ve aydınlatılmasıdır. Sorumluluğu olan herkes katliamlarla yüzleşmeli ve elini taşın altına koyarak toplumsal barışa katkı sunmalıdır. Tekçi anlayışı değil, çeşitliliği savunuyoruz. Bunu Alevi olduğumuz için değil yurttaş olduğumuz için istiyoruz. Siyasal değil, toplumsal barışı savunuyoruz.” diye konuştu.

MARAŞ'TA KATLEDİLEN CANLAR ANTALYA'DA ANILDI / Haber: Metin Özdemir

“GEÇMİŞİNİZLE YÜZLEŞMEDİĞİNİZ SÜRECE, GELECEĞİNİZLE İLGİLİ UMUT BESLEYEMEZSİNİZ”

   Basın açıklamasının ardından cem evinin konferans salonunda Maraş Katliamı ile ilgili sunum ve gösterim yapıldı. Maraş’ta katledilen canlar aşkına çerağlar uyandırılarak, Dede Kenan Akbaba tarafından gülbenk okundu. Araştırmacı-Yazar Ali Aksüt’ün yaptığı söyleşinin ardından cemevi gençlerinden oluşan müzik topluluğu bir dinleti sundu. Katılımcılara “Geçmişinizle yüzleşmediğiniz sürece, geleceğinizle ilgili umut besleyemezsiniz.” ve “Örgütlü toplumları hiçbir kuvvet yenemez.” sözleriyle toplumsal olaylara duyarlı olmanın gerekliliğine yönelik mesajlar verildi.

Haber: Metin Özdemir

https://www.biryol.com.tr/5702/maras-ta-katledilen-canlar-antalyada-anildi/

22 Aralık 2019 Pazar

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ ANTALYA ŞUBESİ'NDEN DOĞAN DEMİR'E TEPKİ

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ ANTALYA ŞUBESİ'NDEN DOĞAN DEMİR'E TEPKİ / Haber: Metin Özdemir

   Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şubesi, Alevi Kültür Dernekleri Eski Genel Başkanı Doğan Demir’in, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun kurmuş olduğu Gelecek Partisi’ne kurucu üye olarak katılmasıyla ilgili tepkilerini içeren bir basın açıklamasını kamuoyuyla paylaştı.

   Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şubesi Yönetim Kurulu adına konuşan Başkan Hasan Kaya’nın basına ve kamuoyuna duyurduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“KURUCU ÜYE OLARAK GÖREV ALMASI HAZMEDİLECEK BİR DURUM DEĞİL”

   “Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’in Ahmet Davutoğlu başkanlığında kurulan İslamcı bir parti olduğu apaçık bilinen Gelecek Partisi’nin kurucu üyeliğini kabul edip kurumlardaki görevlerinden istifa ettiğini üzüntü ve şaşkınlık içerisinde öğrenmiş bulunmaktayız. Cem evleri cümbüş evleri diyen, Sivas Katliamı’nı zaman aşımına uğratan, çeşitli usul ve yöntemlerle Alevi kitlesini asimile etmeye çalışan bir anlayışla beraber yürümüş, bunlara Başbakanlık yapmış birilerinin kurduğu partide “kurucu üye” olarak görev alması hazmedilecek ve kabul edilecek bir durum değildir.

“DOĞAN DEMİR AKD GENEL BAŞKANI OLMASAYDI BU TEKLİF ŞAHSINA YAPILIR MIYDI?”

   Doğan Demir’in kişisel tercihleri olabilir; ancak devasa bir kurumun itibar ve menfaatleri söz konusu ise kişisel tercihlerinin de ait olduğu kurumun inancı, yapısı ve itibarına uygun olması gerekirdi. Doğan Demir’in böyle bir tercih yapacağını Alevi toplumu bilebilseydi asla kendisini Genel Başkan yapmazdı. Kendisi Alevi toplumunu ve kendisine oy verenleri de kandırmıştır. “Öl İkrâr verme öl ikrârından dönme” ilkemize de ihanet etmiş; ikrarından dönmüştür. Şöyle ki Doğan Demir Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı olmasaydı acaba bu teklif şahsına yapılır mıydı? Meselenin gerçekleri bu ise pazarlanan Doğan Demir’in şahsı değil ait olduğu kurum ve Alevi toplumudur. Doğan Demir kişisel hakkını kullanırken edep erkân ve yolumuza uyan bir tercih yapması gerekirdi. Alevi toplumu laik, demokratik ve devrimcidir. Böyle bir toplumla yolunu ayıran şahsın arkasından tek bir Alevi canın gitmeyeceği aşikârdır.

“DOĞAN DEMİR’İN YAPTIKLARINI ASLA ONAYLAMIYORUZ”

   Doğan Demir bu vahim yanlışından derhal vazgeçmeli ve bütün Alevilerden özür dilemelidir. Geçmişi bireysel menfaatleri için yok sayanların gelecekleri de olmayacaktır. Sonuç olarak Doğan Demir’in yaptıklarını asla onaylamıyoruz. Aldığımız bu ağır yaranın sancılarını bir nebze olsun hafifletmek adına mevcut Genel Merkez Yöneticileri acilen Olağanüstü Genel Kurula gitmelidir. Saygıdeğer basına ve kamuoyuna esefle beyan ederiz.”

İLK KURUMSAL VE KİTLESEL TEPKİ ANTALYA’DAN…

   Doğan Demir, Ahmet Davutoğlu’nun kurmuş Gelecek Partisi’nin kurucular kurulunda yer aldığının açıklanmasının ardından, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanlığı ve Alevi Bektaşi Federasyonu’ndaki tüm görevlerinden istifa etmişti. Son olarak açıklanan Gelecek Partisi’nin Genel Yönetim Kurulu’nu oluşturan 60 kişilik listede yer aldığı öğrenildi.

   Alevi kamuoyunda büyük tepkilere yol açan Doğan Demir’in Gelecek Partisi’ne katılmasıyla ilgili ilk kurumsal ve kitlesel tepki Antalya’dan verilmiş oldu.

Haber: Metin ÖZDEMİR

https://www.biryol.com.tr/5264/alevi-kultur-dernekleri-antalya-subesinden-dogan-demir-e-tepki/


15 Aralık 2019 Pazar

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ'NDEN ANTALYA’DA KONSER

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ'NDEN ANTALYA’DA KONSER / Metin Özdemir

   Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi tarafından Antalya’da dayanışma konseri düzenlenecek.

   14 Aralık 2019 Cumartesi akşamı saat 19:00’da Kepez Mimar Sinan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan konserde Gülcihan Koç, Caner Gülsüm ve Gürsel Kocaoğlu sahne alacaklar. 

   Alevi Kültür Derneklerine bağlı Antalya’da bulunan tüm şubelerin destek vereceği konsere Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir ve genel yönetim kurulu üyelerinin tümünün katılması bekleniyor.

   Alevi Kültür Dernekleri yöneticileri düzenleyecekleri dayanışma konserine Antalya’daki tüm canları davet ettiklerini belirttiler.

Metin ÖZDEMİR



28 Kasım 2019 Perşembe

HASRET GÜLTEKİN TÜRKÜLERLE ANILDI


HASRET GÜLTEKİN TÜRKÜLERLE ANILDI / Metin Özdemir

   2 Temmuz Madımak Katliamında yitirdiğimiz ozanlarımızdan Hasret Gültekin Antalya'da türküleriyle anıldı.

   23 Kasım Cumartesi akşamı saat 19:30'da başlayan "Hasret Gültekin Türküleri ve Ateşte Semaha Duranlar" programında Ahmed Arif'ten ve Yusuf Hayaloğlu'ndan şiirler okundu. Hasret Gültekin'in söylediği türküler hep bir ağızdan söylendiği etkinlikte "ateşe semaha duranlar" aşkına semahlar dönüldü.

   Kepez Belediyesi Erdem Beyazıt Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinlik Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkan Yardımcısı ve Kepez Şube Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz'ın açılış konuşmasıyla başladı. Erkana başlamak için rızalık alınmasının ardından çerağ uyarıldı. Şiirleri Recep Yıldız'ın okuduğu programda, sanatçı Canan Kavut türküleriyle güzel bir dinleti sundu.  Özde Canlar, Yola İkrar Verenler, Karatepe Köyü, Zeytinköy ve Antalya Alevi Gençlik Platformu semah erkanlarında zakir Fahrettin Aksünger sazıyla, sözüyle semah dönen canlara eşlik etti.

   Semah gülbengi ve çerağın sırlanmasından sonra Alevi Kültür Dernekleri Kepez Şube Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz etkinlikte emeği geçen canlara onurluk takdim etti. Yılmaz konuşmasında; programın hazırlanmasında emeği geçen tüm canlara teşekkür ettiğini belirtti. Programın Kültür Sanat Sorumlusu Fahrettin Aksünger; "Emeklerimiz yolumuza ışık olsun. Cümle canların Hak cemallerine aşk olsun. Aşk ile kalın..." diyerek katılımcılara hitap etti. Programın sonunda hatıra fotoğrafı çektirildi.

HASRET GÜLTEKİN TÜRKÜLERLE ANILDI / Metin Özdemir

HASRET GÜLTEKİN TÜRKÜLERLE ANILDI / Metin Özdemir

Metin ÖZDEMİR



23 Kasım 2019 Cumartesi

OZAN GARİP KAMİL ANTALYALILARLA BULUŞTU


OZAN GARİP KAMİL ANTALYALILARLA BULUŞTU / Metin Özdemir

OZAN GARİP KAMİL ANTALYALILARLA BULUŞTU


   Ozan Garip Kamil, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği'nin organizasyonuyla, Konyaaltı Cemevi Derneği'nin ev sahipliğinde "Gönülden Gören Ozan Garip Kamil" konserinde Antalya'lı müzikseverlerle buluştu. Konyaaltı Cemevi'nde gerçekleştirilen konsere çok sayıda davetli katıldı. 

   Zakir Süleyman Demir'in deyişleri ve türküleri ile başlayan etkinlikte gençlerde sazlarıyla, sözleriyle yer aldılar. Konserde Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Semah Ekibi 'de semahlarını döndüler. Etkinlikte sahne alan İlyas Şimşek'te, Çamşıhı türkülerini, ustaların deyişlerini ve Kulcan mahlasıyla yazdığı kendi eserlerini seslendirdi. Kulcan İlyas Şimşek, türküler söylemenin yanı sıra, toplumsal sorunlara ve cemevlerimize sahip çıkmamız gerektiğinin önemine değindi.

   Gazeteci-Yazar Ahmet Koçak'ın, Ozan Garip Kamil'in yaşamına dair bilgiler vermesinin ardından Garip Kamil sahneye davet edildi. Ahmet Koçak ve Kamil Tezerdi birlikte yaşadıkları anıları aktardılar. Ahmet Koçak; "Gören göremeyene, yürüyen yürüyemeyene destek olursa dünya daha güzel olur." diyerek sahneyi Garip Kamil'e bıraktı.

   Ozan Garip Kamil, usta malı eserleri ve kendine ait olan birbirinden güzel deyişlerini, türkülerini dinleyiciler için seslendirdi. Etkinliğin sonunda kendisine "Garip" mahlasını vermiş olan Hünkar Hacı Bektaş Veli evlatlarından Bektaş Ulusoy'a yazmış olduğu "Bektaş Dost" eserini Kulcan İlyas Şimşek, Süleyman Demir, Ahmet Koçak ile birlikte çalıp söylediler. Ozan Garip Kamil kendisini Antalyalılarla buluşturan, emek veren canlara teşekkür ettiğini belirtti.

   Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Gülçin Akça etkinliğin sonunda yaptığı konuşmasında, Ozan Garip Kamil'i Antalya'lılarla buluşturmaktan mutluluk duyduklarını belirtti. Konserin düzenlenmesi için emeği geçenlere ve etkinliğe katılanlara teşekkür etti. Konsere katılan dinleyiciler böyle bir konserin düzenlenmesinden ve Ozan Garip Kamil'i tanımış olmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

OZAN GARİP KAMİL ANTALYALILARLA BULUŞTU / Metin Özdemir

Metin ÖZDEMİR

GÖNÜLDEN GÖREN OZAN: GARİP KAMİL



GÖNÜLDEN GÖREN OZAN: GARİP KAMİL / Metin Özdemir

GÖNÜLDEN GÖREN OZAN: GARİP KAMİL


   Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği öncülüğünde düzenlenecek olan Gönülden Gören Ozan Garip Konseri'nde Garip Kamil Tezerdi ile birlikte Kulcan İlyas Şimşek ve Zakir Süleyman Demir'de deyişlerini seslendirecekler. 15 Kasım Cuma günü saat 19:30'da, Konyaaltı Cemevinde gerçekleştirilecek olan ve Ahmet Koçak'ın sunumunu yapacağı konserde, Antalya Abdal Musa Kültür Derneği Semah Ekibi'de semahlarını dönecekler.

   Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Gülçin Akça; Ozanlık geleneğinin temsilcilerinden Ozan Garip Kamil'i Antalya'daki dostlarla buluşturmaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek; Antalya'da olabilecek tüm canları konserimize davet ediyoruz. dedi.


Metin ÖZDEMİR



KEPEZ'DE HASRET GÜLTEKİN TÜRKÜLERİ SÖYLENECEK


KEPEZ'DE HASRET GÜLTEKİN TÜRKÜLERİ SÖYLENECEK / Metin Özdemir

KEPEZ'DE HASRET GÜLTEKİN TÜRKÜLERİ SÖYLENECEK


   Alevi Kültür Dernekleri Kepez Şubesi tarafından Hasret Gültekin Türküleri ve Ateşte Semah Duranlar Etkinliği 23 Kasım 2019 Cumartesi günü saat 19:30'da Kepez Erdem Beyazıt Kültür Merkezi'nde düzenlenecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek olan etkinliği programın kültür ve sanat sorumlusu Fahrettin Aksünger yürütecek.

   Alevi Kültür Dernekleri Kepez Şubesi Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz; Programda Sivas Madımak Otelinde katledilen 33 canımızın anısına saygı erkanı yapılacaktır. Şiirler, nefesler ve semahlarla otuz üç canımızı anacağız. Erkanımıza herkesi bekliyoruz diye konuştu.

Metin ÖZDEMİR

25 Aralık 2016 Pazar

MARAŞ'TA KATLEDİLEN CANLAR ANTALYA'DA ANILDI

Maraş'ta Katledilen Canlar Antalya'da Anıldı / Metin Özdemir

   19-26 Aralık 1978 tarihinde Kahramanmaraş'ta, çoğunlukla Alevilerin yaşadığı mahallelerde yapılan katliamda yitirilen canlar, 38. yıl dönümünde Antalya'da anıldı.

   24 Aralık 2016 Cumartesi günü, Antalya Alevi Bileşenlerinin çağrısıyla ve demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla saat 15.00 'de Cumhuriyet Meydanında toplanan canlar, basın açıklaması yaparak Maraş Katliamını bir kez daha lanetlediler.

    Maraş Katliamının yıl dönümünde yitirdiğimiz canları anmak için, saat 19.00' da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Cemevi konferans salonunda yaklaşık iki yüz kişinin katılımıyla anma gerçekleştirildi.

   Anma etkinliği, barış ve özgürlük mücadelesinde kaybedilen bütün canlar adına çerağ uyarma hizmeti ile başladı. Ardından katledilen canlar anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Sunuculuğunu Seyfettin Yıldırım'ın üstlendiği program, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan'ın açılış konuşmasıyla devam etti.

Maraş'ta Katledilen Canlar Antalya'da Anıldı / Metin Özdemir

   Erdoğan; Maraş Katliamı' nın yaşandığı günlere değinerek "Bundan otuz sekiz yıl önce ülkemiz tarihinin kanlı olaylarından birisini yaşadık. Halkın yükselen muhalefetini bastırmak isteyen gerici ve faşist güçlerin yetmişli yıllar boyunca gerçekleştirdiği kanlı saldırıların iç savaş boyutuna geldiği günleri yaşadık. 1978 yılının Aralık ayının son günlerinde gerçekleştirilen Maraş Katliamı tarihimizde kanlı bir sayfa olarak hafızalarımızda. Resmi kayıtlara göre 111 insanımızın katledildiği bine yakın ev ve iş yerinin tahrip edildiği gerici-faşist saldırılar devlet güçlerinin gözleri önünde gerçekleşti. Olayların ardından kentteki Alevi nüfusunun yüzde sekseni Maraş'ı terketti." diye konuştu.

   Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü. "Katliamlar AKP iktidarıyla sürüyor" diyerek günümüzde yaşanan olaylara değindi. Konuşmasında; "İktidarın 14. yılında, hem Ortadoğu ve Suriye politikasında, hem Kürt sorununda sıkışan  AKP, iktidarını sürekli kılmak için sağı kendi arkasına toplamaya çalışmaktadır. Bu nedenle de Alevi ve Kürt düşmanlığını kışkırtmakta, Suriye'ye dönük politikalarını içeride meşrulaştırmak için mezhep düşmanlığı yapmaktadır. Maraş Katliamını Alevi-Sünni çatışması olarak sunanlar bugünde kendi iktidarlarını korumak için mezhepçiliği ve ırkçılığı kışkırtarak kutuplaştırma, ayrıştırma siyaseti yürütmektedirler.

   Bugün Maraş'ı unutmamak, AKP'nin gerici, ırkçı, mezhepçi politikalarına karşı durmak demektir. Bugün Maraş'ı unutmamak gericiliğe ve faşizme karşı eşit, özgür, kardeşçe, insanca bir yaşamın mücadelesini vermek demektir. Bizler barışın ve kardeşliğin ülkesini kurmak için mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Katledilen ilerici, devrimci, demokrat tüm yurttaşlarımızı saygı ile anıyoruz." Diyerek konuşmasını noktaladı.

Maraş'ta Katledilen Canlar Antalya'da Anıldı / Metin Özdemir

   Maraş Katliamının canlı tanıklarının yer aldığı belgesel gösteriminin yapılmasının ardından program şiirler ve deyişlerle sürdü. Antalya Cemevi kadın komisyonundan Hülya Arı, Maraş'ı ve yaşanan diğer katliamları anlatan bir şiirle katılımcılara seslendi.

   Hüseyin Gazi Metin Dede de şiirleri ve deyişleri ile etkinlikte canlara hitap etti. "Yıllardır bizleri hep sigorta olarak gördüler. Ama yaşanan olaylar karşısında  bizimde çoktan  sigortamız atmıştır." Diye konuştu.

   Maraş Katliamının kronolojik sıralaması ile birlikte canlara bilgi veren Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Gülçin Akça,  Alevilere uygulanan ayrımcı politikalara ilişkin güncel örnekler verdi.

Maraş'ta Katledilen Canlar Antalya'da Anıldı / Metin Özdemir

   Maraş yöresinden Hüsniye Bacı da şiir ve deyişlerle anma etkinliğinde yer aldı. Zakirler Süleyman Demir ve Seyfettin Yıldırım sazlarıyla, sözleriyle yüreklere dokundular. Program Antalya Cemevi gençlerinden oluşan semahçıların, semah dönmeleriyle sonlandı. Demokratik kitle örgütlerininde katıldığı anma etkinliği teşekkür konuşmalarıyla birlikte sona erdi.

Maraş'ta Katledilen Canlar Antalya'da Anıldı / Metin Özdemir

Maraş'ta Katledilen Canlar Antalya'da Anıldı / Metin Özdemir

Metin ÖZDEMİR


 





23 Eylül 2015 Çarşamba

FİKRET OTYAMI UĞURLADIK


Fikret Otyam'ı Uğurladık - Metin ÖZDEMİR

9 Ağustos’ta Hâkka yürüyen Gazeteci, Yazar, Ressam Fikret OTYAM için, 10 Ağustos 2015 günü Saat 17:00’ de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Cemevi’nde Hâkk’a yürüme erkânı gerçekleştirildi.

Hâkk’a yürüme erkânına başlamadan önce, Mehmet TURAN Dede canlara şöyle seslendi. “Fikret OTYAM’ın güzel canları, o koca adamın yiğit insanları, bugün o güzel insanı aramızdan bedenen uğurlayacağız. Ama can varlığı hep beraber bizle olacak… Bu programı ona göre bir düzenlemeyle sizlerle buluşturuyoruz. Kendi arzusu ve isteği üzerine Fikret Baba’yı uğurlama törenimiz Alevi düsturuna göre yerine getirilecektir. Biliyorsunuz Fikret Baba Alevisi, Sünnisi bütün insanlığa kucak açan, bütün dünyaya mâl olmuş, çok değerli bir kimlik. Ve Fikret Baba’nın bu isteğini yerine getirirken bizler, nasıl Sünni canlarımızın, başka inançtaki canlarımızın, bir can Hakkâ yürüdüğünde hizmetlerinde, varıp onların hizmetlerine katılıyorsak, onlara aynı saygıyı duyuyorsak, sizlerinde bugün burada yapacağımız hizmete aynı sevgi ve saygıyla katılacağınızdan eminiz. Bizler canımızı değerli dostların deyişleri, nefesleri, semahlarıyla uğurlayacağız. Hepinizin gül yüzüne aşk olsun.”

Mehmet TURAN Dede’den sonra sözü alan, Devrim KARASOY canlara şöyle seslendi. "Mustafa Kemal Cumhuriyetinin aydınlık kalemi, erenler kelamı, Anadolu’nun sevda yüklü ustası. Zor günlerin teslim alamadığı bilincin sahibi, üretkenliğin bilgesi, canlar canımız, pirimiz Fikret OTYAM merhaba… Seni uğurlamak için değil bir araya gelişimiz, bize bıraktığın güzelliklerle selamlayacağız seni. Aşkı niyazlarımızla kucaklaşacağız seninle. Toroslar’dan, Beydağları’ndan, Ankara’dan esen rüzgarları getirdik sana. Harran Ovası’nın mor benkli keçileri, mühür gözlüleri ve aslanlarla ceylanları durur saflarımızda.

Borçludur Van’da çıplak ayak, kar üstünde yürüyen kız çocuğuna borcu vardır. Posof’ta portakal portakal diye ölen küçük Feride’ye. Ve birde Kilis’te mayından paramparça olan Mustafa’ya, Urfa’nın ceylan gözlü kadınlarına, kökleri Harran Ovası’ndan, Kayseri’nin Karaözü’ne, oradan Van’a, Adıyaman’a uzanır.

Tepeden tırnağa aydınlıkçıdır. Yaşam enerjisiyle, dik duruşuyla aydınlığın esin kaynağı, çınarıdır. Doksan yıllık hayatına yüze yakın sergi, binlerce fotoğraf, onlarca kitap sığdıran üretim ustasıdır. Teslimiyet yoktur, umut vardır kaleminde, fırçasında, çektiği her karede, yazdığı her satırda, fırçasının ucundaki yeşilinde kırmızısında vicdan vardır. Ahmed Arif’in deyimiyle; objektifi yüreğine takandır. Gazeteciliği tercih ederken de vicdanının sesini dinler. Halkın yemeksizlikten kırıldığı, ilaç fabrikalarının bombalandığı, uyuzun bitin kol gezdiği, İkinci Dünya Savaşı yıllarında tercihini yapmıştır. “İnsanlara ayna tutacak bir mesleğim olsun istedim.” Yıllar boyu yılmadan, usanmadan Anadolu’yu yansıtır.

Ve turna misali can yoldaşı Filiz OTYAM’la omuz omuza sürer gider mücadelesi. Anadolu’nun güzel insanlarıyla verdiği uğraşı; “daha namuslu bir düzen ve yaşam savaşı” diye anlatır. Onun için bu doğrusuna inat der. Bu savaş, göçebe Beritan aşiretinin toprağa kavuşması içindir. Bir harf öğrenmek için yaşamına son veren Malatya’nın Körsüleyman Köyü çocukları içindir. Zulme uğrayan Alevi canlar içindir. Yüreği bir buçuk kilometrecik asfalt yol yol diye doğuma yetişemeyen kadınlar için atar. Kızamıktan kırılan bebekler için... Ağanın zulmünden inleyen köylüler içindir. Yılmadan, usanmadan kalemiyle savaşır. O bir aydınlık savaşçısıdır. Ve erenler kelâmıdır Otyam Baba, turap ehlidir.

Sizinle paylaşacağımız gülbeng yine onun kelâmıdır. Ağulardan süzülmüştür. Çok geçirmiş, çok görmüş ustamızın kelâmıdır bu gülbeng.

Bismişah… Allah Allah… Ey canlar, günleriniz hayır ola. Hayırlar feth ola. Şerler def ola. Meydanımız abad, gönüllerimiz meshur ola. Çoktan çok, azdan az namuslu bir vergi düzeni ile, hakça paylaşımla, emeğe saygıyla, fakir fukarada mamur ola. Yardımcımız, bekçimiz ve gözcümüz örümcek kafalılar değil, Şahı Merdan Ali ve aydınlık kafalı halk ola. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün devrimleri yol ve ışık tutucumuz ola. Gök Tanrı ulus, ırk, dil, din, mezhep, cinsiyet ve renk farkı gözetmeksizin tüm insanları muhabbetten, didardan, katardan, cemalden, dirlikten hele hele barıştan, insan sevgisinden ayırmaya. İnsanlar yine insan eliyle sevdiklerinden, yurtlarından koparılmaya. Cümle ehli muhibbanın, darda kalmışların Hızır darına erişe. Hak erenler cümlemizi ve cümleyi cehennem azabından yani Allah alıp Allah satan, cennet alıp cennet satan, Sünnidir, Alevidir diye ayrım koyan, bu canım ülkeyi bize bahşeden Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarına söven, halkın ödediği vergilerle, hısım akraba, çoluk çocuk hak yiyip hacca giden, havalimanında ihramlarını giyerken donlarını orada unutan, zengini daha zengin, fakiri daha fakir eden, hâla Emevilik güden insanı insan kılan laikliğe karşı çıkan, aydınlığı karanlığa yeğleyen, halkın, devletin malını, mülkünü, parasını ve canını doymadan usanmadan alan, alan, hırsız, yüzsüz iktidar sahipleri şeytanların şerrinden, kanın, hukukun üstünlüğü, adalet, laik demokratik cumhuriyet düşmanlarının şerrinden, bu kötülerin emellerinden yoksun kıla. Bu gibi yolsuzluklara, uğursuzluklara, haksızlıklara dili ve kalemiyle karşı çıkan ve bu uğurda canlarındna olan, mahpus damlarında çürütülen dil ve kalem erbabına halas, dam dışında savaşanların kalemlerine, dillerine kuvvet ihsan eyleye. Piri Sani balım Sulta, Seyit Ali Sultan, Kaygusuz Abdal Sultan, Abdal Musa Sultan, Laik Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve gönül yoldaşları sultanlar. Halk için telli kuranlarıyla, kalemleriyle aydınlığı, aydınlatmayı, doğruluğu, eşitliği, hukukun üstünlüğünü, emeğin kutsallığını ve insan sevgisini işleyen Pir Sultan Abdal, Şeyh Bedrettin, Hallacı Mansur, Nesimi, Serdari, Seyrani, Ruhsati, Dadaloğlu, Köroğlu, Dedemoğlu, Daimi, Müdami diyelim Nazım Hikmet, Uğur MUMCU, Muammer AKSOY, Abdi İPEKÇİ, Cahit TÜTENGİL, Turan DURSUN, Çetin EMEÇ, Metin GÖKTEPE, Ahmet Taner KIŞLALI, Bahriye ÜÇOK namlı canlar, bir Veysel, bir Feyzullah ÇINAR ve bu uğurda ölen nice halk ozanı, yazanı can sultanların ruhu alâları, şadı hürrem ve bizden razı ola.

Ey canlar, telli kuranın birliğine eyvallah. Yerde ve gök kubbede allı turna, telli turna misali birken binler olup semah dönenlere eyvallah. Ey canlar, birlik ceminde niyaza duralım. Yurtta ve dünyada barışa eyvallah. İnsana ve emeğin kutsallığına saygı yüreğimizde daim ola. Eyvallah. Niyazımızda çoğalalım, sayısız can olalım. Eyvallah. Bir olalım, iri olalım. Eyvallah. Gök Tanrı, tüm insanları muhabbetten, cemalden, didardan, katardan, birlikten, barıştan, insan sevgisinden ayırmaya. Eyvallah. Dil bizden, nefes hazreti pirden, kabulü Gök Tanrı’dan ola. İnayet, seyidi kainat, sırrı Şah-ı Velayet, keremi evliya, gerçek erenler demine devranına eyvallah hü… Aşk olsun."

Gülbengin okunmasının ardından, Fikret OTYAM’la kucaklaşma, selamlaşma Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan GEÇMEZ’in konuşmasıyla devam etti. Ercan GEÇMEZ konuşmasında; “Bu mekan içinde yaşadığımız yüzyıla öncülük etmiş kâmil insanlardan birini daha uğurluyoruz. Fikret OTYAM, çok sevdiği Hünkârına gidiyor. Biz Fikret Baba’yı kabesi insanım diyenlerde gördük. Bu ülkenin değişik coğrafyalarındaki tüm çiçeklerini, hiçbirinin diğerini kıskanmayacağı, ötekileştirmeyeceği bir bahçede barış içinde yaşamasını öğretmek isterdi. Fikret OTYAM’la birlikte bu cemevinin  temelini atmıştık. Ve vasiyetiydi on iki yıl düşünüp, on günde yaptığı bu resmin önünden uğurlanması. Devri asan olsun. Pir Sultan Abdal’ın turnaları, seni Hünkâr’ın güvercinlerine kavuşturmak için bekliyor. Aşk olsun. Aşk olsun sana kâmil insan. Gerçeğe hü…"

Fikret Baba’nın avazlarını büyük coşkuyla ve gönül doygunluğuyla dinlediği Zeynep KARABABA şöyle konuştu. "Sevgili canlar, Fikret OTYAM hepimizin babasıydı. Benimde manevi babamdı. Dayım Feyzullah ÇINAR’la olan yakınlığından bana da elini verdi. Hani şair der ya; babam öldü gözüm kör oldu. Fikret Baba öldü, benimde kolum kırıldı. Fikret OTYAM demek; merhamet ve sevgi demektir. Onu saygıyla selamlıyorum. Aşkı niyazlarımı sunuyorum. Sevgili eşini saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Sizlere hürmetlerimi sunuyorum. Aşk olsun Fikret Baba. Dedi. “Bunu çok severdi. Şu anda bizi dinliyor biliyorum.” Diyerek Fikret OTYAM’ın derlediği bir barak havasını seslendirdi. İlyas ŞİMŞEK’in bağlamasıyla eşlik ettiği, Zeynep KARABABA; “Yüce dağ başında pınar olsam” ve “Zülfü kaküllerin amber misali” türkülerini seslendirdi.

Katre idim ummanlara karıştım. Kaç bulandım, kaç duruldum kim bilir.
            Devir edip alemleri dolaştım. Bir sana da kaç sarıldım kim bilir.
Bulut olup ağdığımı bilirim. Boran olup yağdığımı bilirim.
            Altı andan doğduğumu bilirim. Kaç ebeden kaç dürüldüm kim bilir.

Sümer EZGÜ’de katıldığı törende şöyle konuştu. "İstanbul’da bir otelde yine alevi dernekleri Fikret Baba için bir gece düzenlemişti. “Hayatta iki şey önemlidir. Biri sevgi, birisi vefa. Ben günümüzde vefanın bittiğini düşünmüştüm. Ama bu gece bana geri geldi.” Dedi. Fikret Baba’ya ne mutlu ki böyle vefalı dostları var. Fikret Baba’nın meslekleri vardı. Ama o sanatçıydı. Köküne kadar sanatçıydı. Filiz Abla başta olmak üzere, bütün sevenlerine başsağlığı diliyorum. Zaman zaman toplandığımızda, onun çok sevdiği bir barak havası vardı. Nur içinde yatsın. Işıklar içinde uyusun." Diyerek “Aman evlerinin önü baca deliği” türküsünü seslendirdi.

Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nin zakirleri eşliğinde, canlar Fikret OTYAM’ın etrafında semaha durdular. Ardından Mehmet TURAN Dede, “Bütün evren semah döner” deyişinden sonra; "Işıklar içinde olsun. Dönülen semahlar onun gül cemalli turnalarının semahı olsun. Semah eden kollar, dar çeken dizler, gerçek söyleyen diller kötülük görmesin. Gerçeğe hü. Mümine Ya Ali… Aşk olsun" diyerek semah gülbengini verdi.

Azmirah eyledik gurbet elleri, Dostlar sefa ile gönderin bizi.
            Ne kadar kalsak sonu gitmektir. Dostlar sefa ile gönderin bizi.

Fikret OTYAM’ın uğurlama törenine katılan canlardan Hüseyin TURAN’da konuşmasında; "Benim için çok garip bir his. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Benim sanat hayatımda önemli bir yeri vardır. Tanışıklığımızdan bu yana aramızda arkadaşlığımız, baba oğul ilişkisi vardı. Benim manevi babamdı. O benim için bir şey söylemişti. “Hüseyin’i dinlemek mutluluktur bu can için” demişti. Bende onunla aynı dönemde bulunmaktan, aynı havayı solumuş olmaktan mutluluk duydum. Bende onu çok sevdiği barak havalarıyla uğurlamak istiyorum. Başkada bir şey diyemiyorum. Güle güle baba…" dedikten sonra, “Aman kalk gidelim yine boru sesi var. Şu zalimlerinde bende nesi var.” ve “Kaftan kafa hükmederdi bir zaman.” Türküleriyle, Fikret Baba’yı uğurladı.

Ardından, Hâkka Yürüme Erkânı’na geçildi. Mehmet TURAN Dede; "Değerli canlar, onu Alevi erkânıyla uğurlayacağız. Hepinizin gül cemallerine aşk olsun. Dil bizden olsun, nutuk sultanı evliyadan, ululardan, velilerden, ışıtanlardan, aydınlatanlardan, öğretenlerden ola. Hani diyor ya Yunus; “Geldi geçti ömrüm benim. Şol yol esip geçmiş gibi. Hele bana şöyle gelir. Bir göz yumup açmış gibi.” Ne kadar 89-90 olsa da, zaman içerisinde kendine ayrılmış hayat sürecini yaşadı ve güzel muhabbetler bırakarak, onun içerisinde renkler, onun içinde notalar, onun içinde ezgiler ve sevgiler vardı. Bizlere bırakarak, onu bu mekandan uğurlayacağız. Ve bize diyor ki;

Geldim gider oldum illerinizden, Dostlar sefa ile gönderin bizi.
            Doyamadım tatlı dillerinize. Dostlar sefa ile gönderin bizi.
Himmet eylen şu dağları aşalım. Pir aşkına kaynayalım coşalım.
            Gelin birer birer helallaşalım. Dostlar sefa ile gönderin bizi.

Sevgili canlar, Fikret OTYAM’ın hepimizin kulağında sesi ve sözü, hepimizin kursağında mutlaka bir lokması vardı. Ve en önemlisi emek, onun bizlerle paylaştığı sanattı, insanlıktı, sevgi ve muhabbetti. Hepimiz birlikte yedik içtik, konduk göçtük. Sevgili Fikret OTYAM babamız bizlerle yedi içti, kondu göçtü. Bizlerinde ona hakkı ve lokması olabilir. Burada eksikleri tamama, noksanları birliğe tamamlama için bir aradayız. Onun için rızalık alacağız. Rızalıktan öte fakir sorduğunda, Allah Eyvallah diyeceğiz. Şimdiden rızalık vermeyecek varsa dile gelsin, bile gelsin bu meydanı kimse açmasın. Değerli canlar, Fikret canımız o güzel canımız, atamız, yoldaşımız, büyüğümüz, ustamız bizlerden rızalık istiyor. Hak cümle eksikliklerle, tamamlarla, noksanlarla, güzelliklerle, insanlarla geçirdiği ömrün ve sizlerle paylaştığı muhabbetin, lokmanın, sohbetin, kardeşlik ve dostluğun rızalığını gönül birliğiyle veriyor musunuz? Kendine rızalık veriyor musunuz?" diyerek üç defa sordu. Canlar hep birlikte, "Allah Eyvallah" diyerek rızalık verdiler. Mehmet TURAN Dede’de "Hâk’ta sizlerden hoşnut ve razı olsun." Dedi.

"Dil bizden, nutuk sultanı evliyadan. Bismişah… Allah Allah… Yedi kat yerde, yedi kat gökte, arşta, kürşte, levhi kalemde, on sekiz bin alemde varlığını her nesneye nakşeyleyen ve canilik üzerine değil, insana bahşeyleyen Hâk aşkına. Hâk cümle canların dirliğini, birliğini daim eylesin. Onun düşünce ve felsefesinde bulunan bir olalım, iri olalım, diri olalım düşüncesinde bütün canları aynı kazanda harman eylesin. Onu aramızdan uğurluyoruz. Mekanı gök çadırlının yanında daim olsun. Mekanı sevenlerinin gönlünde daim olsun. Onun bu uğurlama merasimi, bu seramonisine katılan siz değerli canların attığı adım başına bin bir sağlık, dirlik ve güzellik hanelerinize dolsun. Onu uğurluyoruz, onu uğurluyoruz ama unutmak için değil, sadece ana kucağında uyutmak için uğurluyoruz. Onunla her zaman muhabbet edeceğiz. Onunla her zaman sohbet edeceğiz. Ona Hacıbektaş’ta güller yerine, türküler dökeceğiz, renkler dökeceğiz. Onlarla toprağa vereceğiz. Hepinizin gül cemallerine aşk olsun. Hâk cümle canların duvarından taş, gözünden yaş düşürmesin. Dil bizden, nutuk sultanı evliyadan. Nuru nebi, keremi Ali, pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin demi, devranı, yolu, erkânı yürüye. Gerçeğe hü… Mümine Ya Ali. Aşk olsun. Uğurlar olsun. Aşk olsun, cümle canlar birliğinde, dirliğinde, dostluğunda, kardeşliğinde daim olsun. Dünyada savaşlar ve silahlar sussun. Barış bütün dünyaya hakim olsun." Diyerek sözlerini noktaladı.

Fikret OTYAM, Hacıbektaş’ta sırlanmadan önce Ankara’da yapılacak tören için alkışlarla cemevinden uğurlandı. Ardından cemevinde, can lokması verildi.

Metin ÖZDEMİR


 





4 Aralık 2014 Perşembe

ANTALYA ABDAL MUSA DERNEĞİ'NDEN PANEL VE MUHABBET

Antalya Abdal Musa Derneği'nden Panel ve Muhabbet - Metin ÖZDEMİR

   Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği tarafından 29 Kasım 2014 Cumartesi akşamı Saat 19:30'da Antalya HBVAKV Cemevi'nde panel ve muhabbet düzenlendi.

   Serçeşme Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Koçak'ın konuşmacı olarak katıldığı panel, muhabbet ortamında sıcak ve samimi bir şekilde geçti. Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Gülçin Akça'nın moderatörlüğünde, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Tufan Eroğlu'nun da katıldığı panelde, Abdal Musa Derneği zakirleri Süleyman Demir ve Sefa Küçük canlar deyişleri Ahmet Koçak ile birlikte seslendirdiler. Gahi saz, gahi sözle devam eden etkinliğe katılan canların sorularıyla renklendi.

   Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Gülçin Akça; canlarla bu tür etkinliklerde beraber olmaya devam edeceklerini dile getirdi. HBVAKV Antalya Şube Başkanı Tufan Eroğlu; Alevilerin sorunlarıyla ilgili konularda ve 12 Ekim Ankara mitingine yönelik değerlendirmelerde bulundu.


Antalya Abdal Musa Derneği'nden Panel ve Muhabbet - Metin ÖZDEMİR

   Panelde Alevilerin örgütlü mücadelesi, inançsal değerler ve Alevilerin sorunlarına ilişkin güncel konularda bilgiler verildi. Başbakan'ın Hacıbektaş ve Dersim'de yaptığı konuşmaların eleştirilerinin yapıldığı panelde Serçeşme Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Koçak; "Dergah'ta Birlik" ve Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı'nın çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

   Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Başkanı Gülçin Akça etkinliğe katılan canlara ve ev sahipliğinden dolayı Antalya Cemevi yöneticilerine teşekkür etti. 13 Aralık'ta Antalya Cemevi'nde Hüseyin Keskin Dede'nin yürüteceği ceme ve 27 Aralık'ta Gani Pekşen'in katılacağı programa canları davet etti. Serçeşme Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Koçak'ın kitaplarını imzalamasının ardından panel 23:00'da sona erdi.


Antalya Abdal Musa Derneği'nden Panel ve Muhabbet - Metin ÖZDEMİR


Metin ÖZDEMİR

 





25 Kasım 2014 Salı

KEPEZ'DE AŞURE LOKMASI

Kepez'de Aşure Lokması - Metin ÖZDEMİR

   Alevi Kültür Dernekleri Antalya Kepez Şubesi'nin aşure etkinliği 16 Kasım 2014 Pazar günü Kepez İsmet İnönü Parkı'nda düzenlendi. Halk Derneği'nin de katkı sunduğu etkinliğe Belediye meclis üyeleri, Alevi kurumlarının başkan ve yöneticileri ile davetli canlar katıldı.

   Başlangıcında deyişlerin seslendirildiği etkinlikte açılış konuşmasını yapan Alevi Kültür Dernekleri Kepez Şube Başkanı Abidin Özkan aşure etkinliğine katılan ve derneklerine katkı sunan canlara teşekkür etti. Aşurelerini sadece canların kendi katkılarıyla kaynattıklarına dikkat çekti.

   Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkan Yardımcısı Ali Aktaş ise yaptığı konuşmasında aşure gününün önemine ve Alevi toplumunun sorunlarına değindi.

   Antalya Alevi Gençlik Platformu Semah Ekibi'nin genç semahçılarının döndüğü semahlar aşk ile izlendi. Semahların ardından Hüseyin Gazi Metin Dede'nin aşure gülbengini çekmesiyle birlikte lokmalar canlara sunuldu.

   Aşure etkinliğinde "Cemevleri ibadet yerlerimizdir" pankartı ile cemevleri mücadelesinin önemine vurgu yapıldı. Alevi Kültür Dernekleri Kepez Şubesi olarak geleneksel hale getirdikleri aşure etkinliğini her yıl tekrarlayacaklarını dile getirdiler.

Kepez'de Aşure Lokması - Metin ÖZDEMİR

Metin ÖZDEMİR





KONYAALTI'NDA GELENEKSEL AŞURE GÜNÜ

Konyaaltı'nda Geleneksel Aşure Günü - Metin ÖZDEMİR

   Antalya Konyaaltı Belediyesi ve Alevi Kültür Dernekleri Konyaaltı Şubesi tarafından birlikte düzenlenen 5. Geleneksel Aşure Etkinliği 16 Kasım 2014 Pazar günü Konyaaltı Kent Meydanı'nda gerçekleştirildi. 

   Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Belediye Meclis Üyeleri ile birlikte, Alevi Kültür Dernekleri Konyaaltı Şubesi Başkanı Tahsin Akpınar ve dernek yöneticileri etkinliğe katılan canlara aşure dağıttılar. 

   Aşure günü etkinliğinde zakirler deyişlerini seslendirirken, Antalya Alevi Gençlik Platformu Semah Ekibi'de sahne aldı.

   Konyaaltı'nda beş yıldır geleneksel hale getirileren aşure lokmasına çok sayıda can katıldı. Konyaaltı Belediyesi ve Alevi Kültür Dernekleri Konyaaltı Şubesi yetkilileri etkinliğe katılan canlara teşekkürlerini sundular.


Metin ÖZDEMİR

18 Kasım 2014 Salı

CAN LOKMASI

Can Lokması - Metin ÖZDEMİR - Oniki Gazetesi

   Antalya'daki Alevi kurumları tarafından Muharrem ayında oniki gün boyunca tutulan oruçlar, canlarla birlikte açıldı. Antalya Alevi Bileşenleri'ni oluşturan kurumlardan Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri Şubeleri, Antalya Cemevi'nde; Antalya Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği, Şah-ı Merdan Alevi Bektaşi Eğitim ve Kültür Derneği, Karatepe Mahallesi Kültür Dayanışma Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği (KAR-DER) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi aynı zamanda cemevleri olan dernek binalarında oruç açma ve matem erkânlarını yerine getirdiler.

   Dernek başkanlarının ve yöneticilerinin her kurumun düzenlediği lokma paylaşımına katıldığı Antalya'da matem günleri birlik ve beraberlik içerisinde geçti. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın da her gün farklı bir kurumun lokmasına katıldığı oniki gün boyunca lokmalar canlarla paylaşıldı. Matem günleri süresince Kerbela'da katledilen Şah Hüseyin ve yoldaşlarının yas-ı matemleri tutuldu.

   Antalya'daki Alevi kurumları aşurelerini kaynatarak yine lokmalarını birlikte paylaşarak, hizmetlerine devam edecekler.

Metin ÖZDEMİR







20 Ekim 2014 Pazartesi

CEMEVLERİ İÇİN YENİ KAZANIM

   
Cemevleri İçin Yeni Kazanım - Metin Özdemir - Oniki Gazetesi

   Antalya Cemevi Tapu Devri Türkiye'de Bir İlk

   Türkiye'de Aleviler gerek kendi olanaları ile, gerekse çeşitli yardımlarla cemevleri yapmaya devam ediyor. Belediyelerin yapımına destek olduğu veya tamamını üstlendiği cemevlerinde dahi hukuki olarak Aleviler kiracı. Antalya Muratpaşa Belediyesi bir ilke imza atarak, tapunun tamamını Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı'na devretti. Bu, Aleviler için yeni bir kazanım anlamına geliyor.

   Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şubesi'nin içinde bulunduğu Antalya Cemevi'nin yıllardır çözülemeyen mülkiyet sorunu Muratpaşa Belediyesi'nin cemevinin tapusunu bedelsiz olarak Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı'na devretmesiyle çözüldü.

   Muratpaşa İlçesi Kızılarık Mahallesi'nde bulunan Antalya Cemevi'nde 27 Eylül 2014 Cumartesi günü, saat 20:00'de başlayan tapu teslim törenine Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, önceki dönem belediye başkanları Hasan Subaşı, Süleyman Evcilmen, Antalya'daki Alevi kurumlarının biraraya gelerek oluşturdukları Antalya Alevi Bileşenleri'nin başkan ve yöneticileri katıldı.

   Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın cemevinin tapusunu HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez'e takdim etmesi tapu törenine katılan canlar tarafından büyük coşkuyla karşılandı.

   Ercan Geçmez, yaptığı konuşmasında; "Buranın geçmişi çok derindir. Başlangıçtan bugüne gelene kadar emeği geçenlere teşekkür ederiz" diye konuştu. Ayrıca "Eğitimde hak ihlalleri" için başlatılan yürüyüşe dikkat çekti. 12 Ekim'de yapılacak olan mitinge katılmaya davet etti.

   Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal; "Bizim yaptığımız olağan bir durum. Biz sadece yasaları doğru yorumladık" diye konuştu. Önceki dönemlerde katkısı olan belediye başkanlarına da teşekkür eden Uysal; "Kimin ibadethanesinin neresi olduğuna kimse karar veremez. Aleviler, bizim ibadethanemiz cemevidir diyorsa, bunun hiç kimse aksini söyleyemez." dedi.

   Muratpaşa Eski Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen; Cemevi'nin HBVAKV'na devredilmesi kararının çıkarılmasında katkıda bulunan meclis üyelerine teşekkür etti.

   HBVAKV yöneticileri tarafından tapu teslimini sağlayan Belediye başkanlarına plaket verildi. Antalya Cemevi yönetimi adına konuşan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Tufan Eroğlu; Cemevizin daha tamamlanamayan eksiklikleri var. Cemevimizi bedelsiz olarak "Türkiye'de bir ilki gerçekleştiren" Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın şahsında bütün personeline teşekkür etti.

   Dede Kenan Akbaba'nın gülbenk vermesiyle başlayan etkinlikte, İlke Türkdoğan, Süleyman Demir ve Antalya Abdal Musa Derneği zakirleri, Güzel Şah Dede ve Antalya Cemevi Kadınlar Korosu deyişler seslendirdiler. Şehriban Mutluer Ana'nın lokma gülbengini okumasıyla törene katılan canlara lokma ikram edildi.

   Çok sayıda canın cemevini doldurduğu ve coşkulu geçen tören Yol Tv ve VTV'den canlı yayınlandı. Tapu teslim törenine katılan canlar, cemevlerinin asıl sahiplerine   devredilmesinde özveride bulunan yetkililere teşekkürlerini ilettiler.

Metin ÖZDEMİR